Mikrodalga fırın yiyecekleri ısıtmak için yapılmıştır.
Radyodalgalarıyla çalışır. Mikrodalgalarla pişirme fikri ilk kez Percy Spencer
tarafından, radar olarak kullanılması planlanan “magnetron”un keşfedilmesiyle
1945’li yıllarda başlamıştır. Percy Spencer, radar dalgaları ile deney yaparken
cebindeki çikolatanın erimesi ile mikrodalga enerjisinin yiyecekleri
ısıtabildiğini keşfetti. 1947’de bu buluşunun patentini almış ve ilk mikrodalga
fırını 1,8 metre boyunda ve 340 kg ağırlığında olarak tasarlamıştır. Mikrodalga
fırın, 1947’de mutfak eşyaları üreticisi olan Raytheon şirketince “Radarange”
adıyla kamuoyuna duyurulmuş olsa da, gerek fiyatının çok yüksek oluşu gerekse
büyükçe bir buzdolabı boyutlarında olması nedeniyle ticari olarak pek ilgi
görmedi.
Evlerde kullanılan ilk mikrodalga fırınlar, 25 Ekim 1955’te
Tappan şirketi tarafından satışa çıkarılmış olup günümüzde ABD’de yaklaşık
olarak 80 milyon mikrodalga fırının olduğu tahmin edilmektedir. Bu sayının
yarısı son yıllardaki satışlara aittir. İlk elektrikli fırın 1889′da
İsviçre’nin Sameden kentinde Hotel Bernina’ya takıldı. The Electrician
dergisinin Ağustos 1889 sayısında, bu fırınla ilgili bir haber yayınlandı. Söz
konusu habere göre, bu ilk elektrikli fırın, her türlü pişirme ve kızartma
işlemlerini, mükemmel bir biçimde yapıyordu.
Kimin yaptığına dair bir belge ya da kayıt yoktur. Hotel
Bernina, kendisi için gerekli olan elektrik akımını yakındaki bir çağlayanın
yardımıyla çalışan dinamodan elde ediyordu. Çağlayan, hiç durmadan akmaya devam
ettiğinden, elde edilen elektrikten gündüz yararlanılamıyor ve güçlü bir enerji
kaynağı bir anlamda boşa gidiyordu. Bunu göz önüne alan otel yöneticileri,
geceleri aydınlanma amacıyla yararlandıkları elektrikten, gündüzleri de yemek
pişirmeyi düşündüler ve bir “elektrikli fırın” sipariş ettiler.
Satış amacıyla üretilen ilk elektrikli fırın ise 1891
yılında, ABD’nin Minnesota eyaletinde, St. Paul kentinde Carpenter Electric
Heating Manifacturing Co. adlı şirket tarafından yapıldı. New York’ta
yayınlanan “The Electrical Engineer” adlı dergi, bu fırını şöyle tanımlıyordu:
“Kızartma bölümü, 45 santimetre uzunluğunda, 35 santimetre yüksekliğinde ve 30
santimetre derinliğinde. İç kısımlar, asbest ve parlak teneke ile kaplanmış.
İçinde iki demir raf yar. Alt ve üst zeminde bir ısıtıcı bulunuyor. Böylelikle
fırının içinde iki ayrı ısı elde etmek mümkün. Kapıya konan küçük bir pencere,
içeride kızarmakta olan yemeğin gözlenmesini sağlıyor. 110 voltla çalışan bu
fırın 12-15 dakika içinde 250 derecelik ısıya ulaşabiliyor. Isı yükseldiğinde
akımı kesip, pişirmeye devam etmek de mümkün.